DUYURULAR

İZMİR TAHMİNLERİM - 10 ARALIK Kategori adları

İZMİR TAHMİNLERİM - 10 ARALIK



Birinci koşuda gördüğü yarış sonrası kondisyon açığını gideren METAL FIRTINASI çok büyük ihtimalle kazanır.. Eğer hala daha hazır değilse, eski durumunda olmamasına rağmen MÖSYÖSPARTAKÜS devreye girer diye düşünüyorum.






Birinci ayakta; yarış kazanmayı bilen, karakterine en güvenebileceğimiz at(lar) başta 
BEZMİ ALEM sonra da PATIENT..
Ancak gördüğünüz gibi, gruptan üstünlükleri ciddi kilo dezavantajlarıyla dengelenmiş..
BEZMİ ALEM'in İzmir'de bu aprantisi idaresinde kazandığı yarış şahane.. Gayet etkili bir düzlük sprintiyle çok rahat kazanıyor.  Hatta son yarışında da biraz acele etmiş olmasına ve 58 kg sıkletine rağmen şahane koşuyor ve 3.lük elde ediyor.
Ama tabi orada 58 olmasıyla burada 58 olması arasında fark var çünkü o gün en ciddi rakipleri ortalama 57 kg sıklettelerdi, bugün ise en başta 50 kg'lı
OKYANUS SİSİ var..
Bu arada hemen şunu belirtelim; TRIPLE CROWN ciddi sakatlıklar yaşamasa bugün bu ayakta değil, dördüncü ayakta start alacak kapasiteydi.. BEZMİ ALEM ve PATIENT'i öne çıkardık falan ama şu anki TRIPLE'yi değerlendiriyorum tabi, taylığındaki değil..
Geçenlerde kazandı, bir hafta sonra yeniden özüne döndü, geri geri gitti.. Şu atın bile sakat sakat yarış kazandığı dönemde başarılı olsaydım bence o zaman sıkıntı vardı..
Herneyse, yani kısacası ben bu yarıştan hiçbir şey anlamadım.. Eğer atları izlersek BEZMİ ALEM bende çok önde çıkıyor ve hatta PATIENT 8-10 boy kalmazsa o da önde çıkıyor ancak benim izlediğim bu atlar, kendilerini beğendiğim yarışlarda dezavantajlı şekilde yarışmamışlar.. Bugün ise baya baya dezavantajları var.. Ha tabi bunu önemsemeyip kazanırlarsa da şaşırmam ama riske de girmem, çünkü dediğim gibi sıklet farkları azımsanacak cinsten değil..
Hatta yarış karakterine güven olsa, ya da şöyle söyleyeyim;
OKYANUS SİSİ dışında başka bir safkan OKYANUS SİSİ'nin şartlarını yakalamış olsa ben şablonda 7 no'lu safkanı tek başına bırakırdım..
Ancak OKYANUS SİSİ öyle narin bir at ki, ona da banko olarak güvenmem söz konusu değil.. Çiçek'le kazanırken bile sürüne sürüne fotoyu zar zor bulmuştu. Başka jokey olsa uzak geriden 3.olacaktı o gün.. Sonra gitti 8 kg azalmasına rağmen D.Palaur şuursuz serilik yaptırdı ve sonlarda bayıldı..
Öyle kısa sprinti var ki D.Palaur gibi bilinçsiz aprantiler bu atın kolay temposuna aldanıp kendi hallerinde bırakıyorlar.. Oysaki saklamalı, son 400'e kadar hiçbir yerde gözükmemelisiniz.. A.Oluk bunu yapabilecek bir jokey ve itiraf etmek gerekirse, 'risk alırsan bu atla al Berkay' diye kendi kendimi gazladığım dakikaları hatırlıyorum.. Mantığım, iç sesimi anında susturmuştu tabi :)
Sonuç olarak, MASTER OF THE WIND'i starttan çıkmama ihtimali % 90 diye elersek 'hepsi' dememiz gerektiğini düşündüğüm bir yarış..













İkinci ayakta; sıralamamı önemsemeyin çünkü bu koşuda beş atı rakiplerine oranla daha ön planda gördüm ve aralarında bir ayrım falan yapmadım..
Yine de daha içime sinen ya da gönlümden geçen atlardan sırasıyla bahsedeceğim..
13 numaralı
WESTERN ROSE'nin yarışlarında hiçbir şey yok.. İlk yarışı 5. falan ama baya baya boşlukta.. Hadi hazır değildi diyelim, sonraki yarışında üzerine koyması gerekirken daha da geri gidiyor ve berbat ötesi koşuyor.
Ancak hatırlayın, bugün Kocaeli'de yarıştan çıkan , daha önce Bursa'da banko önerdiğimiz ELAZIĞ GÜZELİ sentetik ve çim olmak üzere İstanbul'da iki yarış koşmuş, enseye basmıştı.. Kaba kuma çıktığında ise bambaşka bir kimliğe büründü.
WESTERN ROSE de tam anlamıyla bir kaba kumcu.. Bir kere Yıldırım Gelgin ekürisine ait bir safkan ve WIN RIVER WIN... Anneden kardeşlerine baktığımızda bugün dördüncü ayakta start alacak olan WIN THE WEST, GALLOP THE WEST gibi isimlerin kardeşi.. Hepsinin ortak özelliği, başka pistte adım dahi atmamaları..
Üzerinde Akın, İzmir'e gelip galop yapmış, rakipler dişine göre, pist tam istediği gibi, kulvarı hiç fena değil, daha ne olabilir ki?
Yeri gelmişken söyleyeyim; kaba kumu sevmemesi ihtimal dahilinde değil, o yüzden 1.07 ve 52,5 çalışarak galobu bana hiç inandırıcı gelmiyor.. Eğer hiç işlemezse çok ciddi sorunları var demektir.
5 numaralı
BUZ NEFES'in elde ettiği dereceye bakarsak çok ciddi bir yanılgıya düşeriz.. İşte burada yarış izlemek giriyor devreye..
Çok güzel çıkıp iyi de adapte olmuşken, yer tutacağı esnada muhtemelen ayağına falan basıyorlar ve safkan acı çekip yarışı bırakıyor.. B.Kurdu bir sıkıntı olduğunu anlayıp zorlamıyor ve enseye basıyor.
O aksiliği yaşamasa yarışı nerelerde bitirirdi hiçbir fikrim yok ancak favorilerden biri olarak gösteriliyormuş ve adaptesi hiç de fena değildi..
Dolayısıyla bugün bu ata DİKKAT..
9 numaralı
LILITH belli ki koştukça iyiye gidecek bir isim.. Etkileyici bir yarışı yok ama benim yukarıda bahsettiğim iki at da kapalı kutuyken bu atın adı sanı belli, gücü belli.. Maiden olarak uzun süre kalmayacak bu belli.. Veda etmek için de bundan daha güzel bir yarış bulamaz bence..
2 numaralı
ANGEL OF CITY hiçbir yeri gitmeyen, kaba kumla gram alakası olmayan bir at, bunu net olarak söyleyebilirim.
Karataş'ın binme sebebi, atın iyi olmasından falan değil.. Daha önce de dediğim gibi yıl sonu kazanç tablosunda Çiçek'le kapışıyor ve o yüzden KARŞIYAKA RÜZGARI, ANGEL OF CITY gibi normalde binme ihtimali olmadığı atlarda görüyoruz kendisini..
Dediğim gibi bu atın hiçbir yeri gitmiyor ve bence LILITH'i geçemez ama Halis diye yazacağız mutlaka :)
Son olarak da 1 numaralı
AGAFYA diyorum..
İlk yarışında berbat başlayan ancak kötü bir şekilde bitirmeyen safkan H.H.Temel ekürisinin tayı ve bu eküri çok çok kaliteli bir eküri.. Son sprinti gayet güzel olan AGAFYA iyi çıkarsa ters koşabilir dikkat..



QUEEN CEYCEY, KORYILDIZ, TWENTY APRIL bu saydığım beş ata göre çok çok daha geri planda kalan, son anda sigorta amaçlı eklediğim isimlerdir.
Hiçbirini tutmuyorum ama hep deriz ya, 'altılı ganyanı yakalamak istiyorsan en az bir ayakta hiç tutmadığın atları da yazacaksın' diye, tam da o yüzden şablona sıralıyorum.














Üçüncü ayakta; günün en merakla beklenen ve mücadele açısından keyif verecek koşusunu izleyeceğiz..
KV-9 Selçuk koşusunun neredeyse birebir aynısı, tek farkı 1400 ve jokeyler..
Biliyorsunuz o yarışı
CÖMERT ÇOCUK çok büyük bir sürpriz yaparak kazandı.. Tesadüf müydü diye çok kafa yordum ve bana hiç tesadüf falan gibi gelmedi.
Evet bir yarış önce ROMEO'dan uzak yiyen, hatta altı yedi yarış önce yazın Bursa'da GENÇTAHA, SÜNGÜTAY'a geçilen bir attan bahsediyoruz ancak işinin ehli, bir ata sınıf atlatma konusunda bence Türkiye'de uzak ara tek olan antrenör  Mehmet Gündüzeli idaresinde her şey mümkün olabiliyor demek ki..
Aynı CÖMERT ÇOCUK, birçok rakibinin emeklediği yarışı çok da güzel bir şekilde kazandı..
Bana sorarsanız 1600'den 1400'e dönmesi, o gün kendisine saldıran SANBERK'in aleyhine, CÖMERT ÇOCUK'un ise lehinedir.
Ben bu atın bir kez daha kazanamaması için hiçbir neden göremiyorum.
4 numaralı
OLTACI da aynı yarışta aşırı dikkatimi çeken isimdi.. 4.oldu zaten ve sprint mesafesi iyi ayarlansa ya da yarış biraz daha süratlense daha iyi yerlerde bitireceğinin sinyalini verdi.
1400'e dönen mesafe bence daha da lehine , muhakkak sonlarda bi kendini gösterecektir ve babası BAYÇORA'ya karakter anlamında biraz çekmişse hiç de imkansız değil..
O yarışta efsane bir sprint yapan
SANBERK'in de şansını inkar edemeyiz.. Bu atın buralara kadar gelmesi benim için çok şaşırtıcı ama erkek rakiplerinin yanında bile maşallahı var, yetiştirirse bu grupta en iyi son veren isimdir..
1 numaralı
ALTEPE'ye Kocakaya çok fazla güvendi ve kazanacağını düşündü bence.. Ancak unuttuğu bir şey vardı; İzmir kaba kumu İstanbul sentetik değildi.. Dışlarına elde çıkayım, hadi dediğimde yürüsün, 100 metrede 5 boy öne geçeyim falan diye bekledi herhalde :) Boyunun ölçüsünü aldı tabi.. M.Çiçek için de iyi bir fısat oldu, ROMEO'yu İzmir'de istediği gibi bulamayınca daha şanslı bir ata atlamış oldu. Sprint kapasitesi sınırlı olduğu için 1400 çok çok daha lehine..
9 numaralı
YELTAY'a gelince, bence kumda kendini hiç harap etmemeli ama şu var; olur da NEHİRİNOĞLU kötü çıkar ya da son yarışında BOMBACAN'a hiç basmadığı gibi YELTAY'a da pres uygulamazsa önde boş kalacak..
Bence kumla alakası yok ama sonuçta Ankara kumunda gayet de koşuyordu, boş kalırsa neden olmasın.. Senenin baş taylarından biri..


TEKİNER'e grup sert, ROMEO ise geri geri gitti ancak ben nedense bu iki safkana da şans vermek istedim..














Dördüncü ayakta; alt grup atı CHAMPS BAY startla birlikte liderliği alacak ve koşunun temposunu belirleyecektir..
PINKGOLD bence geç çıkacak ve biraz ağır başlayacak.. Hatta PRINCESS DI ve WIN THE WEST de hafif geç çıkacak ve temkinli başlayacaklar..
Ancak GÜRSOYHAN'ı Özcan çok sert başlatıp kafayı alır gibi yapacak, Çiçek dışarıdan doldurduğunda hmen bırakıp 2.liğe yerleşecek..

PRINCESS DI tüm jokeylerle gayet iyi anlaşıyor.. Furkan Yüksel, H.Karataş, M.Kaya.. Çünkü hepsi bu safkanın yarış karakterini biliyor ve kısa sprintini en geride saklayarak kullanıyorlar..
Aşırı derecede kolay ara kapatıyor ve arayı kapattıktan sonra da yaklaşık bi 100 metre 2 boya falan çıkarıyor, işte sonra duruyor..
Yani bu ata, 'benim gücüm bu kadar' demeye başladıktan sonra istdiğiniz kadar teşvik yapın, tuta tuta gitmenizle arasında hiçbir fark olmayacaktır..
Bu karakterde yüzlerce at var ve idaresi kolay gibi gözüküp aslında en zordur ve biz senelerce yarış sattı, bilerek kazanmadı gibi palavralarla büyüdük :)
Yarışın tek dişisi
PRINCESS DI o efsane ara kapatmasıyla kolay kazanırsa şaşırmayacağız elbet ancak İzmir'e geri dönen ve kışın burada sezona damgasını vurmasını beklediğim WIN THE WEST ile Özcan'ın sınırları zorlayacağını düşündüğüm GÜRSOYHAN karşısında bence işi hiç de kolay olmayacak..














Beşinci ayakta; çok basit bir gidişat analizi var.. Bizim evlat KIZILHAN, A.İnci'nin bineceği GÜNGÖRAĞA tarafından temposunun üzerine çıkarılacak mı yoksa çıkarılmayacak mı?
TORNACI, GÜNYÜZÜ, TİBET falan istedikleri kadar yakın gitsinler KIZILHAN'ı etkileyemeyecek ve zaten etkilemek de istemeyecek isimler..
Ancak son kısa yarışını saymazsak ikidir serilik yapıp liderliği alan GÜNGÖRAĞA, tecrübesiz aprantisi A.İnci ile KIZILHAN'ı mahvedebilir..
Biliyorsunuz KIZILHAN liderliği almadığında küsüp yarışı bırakan bir at.. O yüzden ilk metrelerde teşviklerle liderliği alıp sonrasında kolaylarsa bir daha temponun asla artmaması, yanına bir at gelmemesi lazım kazanması için..
Bunu tahmin falan etmek tabiri caizse sallamasyon olur,bunu tahmin edemezsin, direkt bilmen gerekir.. 
Diyelim ki GÜNGÖRAĞA gelmedi, hiçbir yerde pres falan uygulamadı.. KIZILHAN ile KAFADAR ayırırlar ve
KIZILHAN rakibine hiçbir yerde boyun eğmez, zorlanmış gibi gözükse de aslında kolay kazanır..
Eğer GÜNGÖRAĞA - KIZILHAN deliler gibi giderlerse de
KAFADAR 3.lükte elde gidip, düzlükte yürüyerek kolay kazanır..














Son ayakta ise; banko olarak önereceğim isim; 1 numaralı
ASYAFIRTINASI olacaktır..
Kendisini izledikten sonra hayran oldum ve bu sene en sempati besleyeceğim isimlerin başında geleceği şimdiden kesinleşti..
Start veriliyor, safkan şahlanıyor ve ve yere bastığında sapıp yarışı bırakma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor Gökhan Gökçe..  Safkanı düzelttikten sonra da artık sıra adapte etmeye geliyor..
Uyarılara bir türlü uymayan safkan adapte olmakta zorlansa da Allahtan deparlanıyor ve biraz da teşvik- kırbaç gayretiyle yerini alacakken, içeriden bir tayın dışarıya savrulması sonucu onunla birlikte o da gidiyor ve kaza atlatılıyor.
Hemen sonra tayı içeriye alan ve aynı zamanda tempoya ayak uydurmaya çalışan Gökhan Gökçe, virajın oralarda önlere sokulabilmek için tüm sermayeyi harcama riskini göze alıyor ve tamamen başlıyor..
İşte bundan sonra, safkanın tüm gayretine, ayak yapısına hayran olmamak elde değil.. Zaten yarışı izlerseniz göreceksiniz, müthiş eşgalli bir tay ve aksiyonları da hiç fena değil..
Bu yarışından sonra galopları da iyiye gidiyor ve orijinini hatırlatmak isterim; YONAGUSKA - GÜLÜM SULTAN.. Yani KIZIMASLI gibi yürekli bir atla anneden kardeş.. Eşgalini de aksiyon yapısını da ondan almış.
Tercihli start alarak eküri olması gerektiği gibi doğru bir iş yapmışlar.. Bu atın geç çıkmasına razıyım, yeter ki rokluk yapıp yarışı bırakmasın..
YARALI CEYLAN'ın da geç çıktığı, çok sert kaçıp sonlarda tempo kaybedeceği yarışta, ASYAFIRTINASI beklediğim şekilde yarışa adapte olabilir ve iyi yer alabilirse sprintine bu grupta ne YARALI CEYLAN dayanır ne de YOSELINDA..
ASYAFIRTINASI BANKOMDUR..















ALTILI ŞABLONUM:

1.AYAK: 7,1,4,9,3,2,8,6
2.AYAK: 13,9,5,2,1 / 11,7,12
3.AYAK: 2,4,11,1,9 / 5,7
4.AYAK: 2,1,4
5.AYAK: 8,3
6.AYAK: 1



 

Yorumlar

#1 - catresu - 10.12.2017 11:40

bugün hava yağmurlu seçimleri iyi değerlendirelim

#2 - keremcan - 10.12.2017 8:03

O inanılmaz emeğinle,O doyumsuz yorumlarınla, O engin bilgilerinle ,o akıcı üslubunla "GECELERİMİZE RENK KATTIĞIN " icin yuzlerce teşekkürler. .iyiki varsın,iyiki seninleyiz...

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için önce giriş yapmanız gerekmektedir.